Gertrude karşılık veriyor
(Translation)
Berna Sarıbaş –ACL 3
Sana hep Hamlet demekle bir hata yaptığımızı düşünmüşümdür. Demek istediğim, genç bir çocuk için ne biçim bir isim bu böyle? Babanın fikriydi. Ancak kendi ismini sana vermek zorundaydı. Bencil. Okuldaki diğer çocuklar seninle dalga geçerlerdi. O takma isimler! Bir de domuz eti hakkında yapılan o kötü espriler...
Sana George demek isterdim.
Ellerimi ovuşturmuyorum. Ojelerimi kurutuyorum.
Hayatım, aynamla oynamayı keser misin? Bu kıracağın üçüncü ayna olacak.
Evet, o resimleri gördüm. Çok teşekkür ederim.
Biliyorum, baban Claudius'tan daha yakışıklıydı. Geniş alın, karga burun, vesaire. Üniformayla harika görünürdü ama yakışıklılık herşey değildir, özellikle de bir erkekte. Ölünün arkasından hiç konuşmak istemem ama bence babanın hiç de eğlenceli olmadığını söylemenin zamanı geldi. Asil, tabii, kabul ediyorum ama Claudius, şey, ara sıra içmeyi sever. Güzel bir yemekten memnun olur. Gülmekten hoşlanır. Anlıyorsun değil mi?
Senden daha önemli bir takım ilkeleri olduğu için her zaman etrafta sessiz ve diken üstünde yürümek zorunda değilsin. Bu arada, hayatım, üvey babana kabarık kral demeni istemiyorum. Biraz kilo problemi var ve bu onun duygularını incitiyor.
Ne rütbesi için ter dökmek? Yatağım kesinlikle dağınık değil, her ne demekse! Pis bir domuz yuvası, evet! Seni ilgilendirmiyor ama ben o çarşafları haftada iki kez değiştiriyorum. Wittenberg'deki domuz yuvasını andıran o fakir öğrenci yurduna bakarsak, senden daha çok değiştiriyorum. Önceden uyarmadan seni orada asla ziyaret etmem bir daha. Çamaşırlarını eve getirdiğinde görüyorum, sık da getirmiyorsun. Uzun vadede!
Sadece temiz siyah çorabın kalmadığı zaman.
Ayrıca sana söylememe izin ver, eğer biraz çaba sarfedersen, seninde çok yakında anlayacağın gibi herkes bir zaman öyle ter döker. Gerçek bir kız arkadaş sana çok iyi gelecektir. O soluk suratlı gibi değil, neydi adı, kıymetli bir hindi gibi bana dokunmayın korsesinin içinde sarınıp sarmalanmış kız. Bana sorarsan, o kızda garip bir şey var. Sınır kişilik vakası. Herhangi küçük bir şok onu hemen sınıra itebilir.
Git kendine ayakları yere basan birini bul. Samanda bir güzel yuvarlan. Ondan sonra benimle pis domuz yuvalarından bahsedebilirsin.
Hayır, hayatım, sana kızgın değilim ama bazen çok ukalâ olduğunu söylemek zorundayım. Tıpkı baban gibi. Vücut derdi. Köpek pisliğinden söz ediyordu sanki. Genç biri için bu bir mazeret olabilir. Onlar her zaman hoşgörüsüzdür ama onun yaşındaki biri için giderek, şey, yaşamak zorlaşıyordu ve işte bu yılın en önemsiz şeyi.
Bazı günler, eğer sen tek çocuk olmasaydın, ikimiz için de iyi olurdu diye düşünürüm. Bunun için kime teşekkür edeceğinin farkındasın. Neye katlandığım hakkında hiçbir fikrin yok. Ne zaman kendimi biraz, bilirsin, yaşlanan kemiklerimi ısıtmak istesem, sanki cinayeti öneriyor gibiydim.
Ah! Ne düşünüyorsun? Babanı Claudius'un öldürdüğünü mü? Şey, akşamleyin sofrada ona çok kaba davrandığın açık!
Bunu bilseydim, hiç vakit kaybetmeden sana bunu söylerdim.
Claudius değildi hayatım.
Bendim.
|