14.04.2021 15:49

Pandemi Döneminde Toplumsal Cinsiyet ve Çağdaş Sanat Meseleleri

Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi’nin “Pandemi Döneminde Toplumsal Cinsiyet Meseleleri” başlıklı webinarı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi’nin müdürü ve Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Öğretim üyesi Prof. Dr. Mary Lou O’Neil’ın yaptığı webinarda TÜBİTAK’ın “COVID-19 ve Toplum: Salgının Sosyal, Beşeri ve Ekonomik Etkileri, Sorunlar ve Çözümler” başlıklı özel proje çağrısı kapsamında desteklenen iki yeni araştırmanın sonuçları açıklanarak toplumsal cinsiyet bağlamında ele alındı.

SALGIN SÜRECİNDE ÖZNEL ESENLİĞİ KORUYABİLMEK

Sonuçları kamuoyuyla paylaşılan ilk araştırma, Kadir Has Üniversitesi Psikoloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Aslı Çarkoğlu ile Prof. Dr. Mary Lou O’Neil’ın liderlik ettiği bir ekip tarafından gerçekleştirilen “COVID-19 Salgın Sürecinde Öznel Esenliği Koruyucu Bireysel, Ailesel ve Sosyal Faktörlerin İncelenmesi” başlıklı çalışma oldu.

TÜBİTAK tarafından desteklenen bu araştırma projesinin toplam 1832 kişilik örneklemi (%55.2’si kadın, %44.8’i erkek) iki farklı şekilde oluşturuldu: Türkiye nüfusunu temsil gücü olan 1219 kişilik örneklem Frekans Araştırma tarafından telefon görüşmeleri üzerinden toplandı. Sağlık çalışanları, eğitimciler ve beyaz yakalı özel sektör çalışanlarından oluşan 613 kişilik örnekleme ise meslek örgütleri, şirketler ve/veya sosyal medya çağrıları üzerinden ve proje ekibi tarafından ulaşıldı.

İş veya Gelir Kaybedildi, Kilo Alındı, Sigara Kullanımı Arttı

Araştırmaya katılanların çalışma durumunu incelediğimizde, Mart 2020 öncesinde bir işte çalıştığını belirtenlerin (1162 kişi) %45’i, Mart 2020 itibarıyla başlayan COVID-19 salgın önleme tedbirleri sürecinde işe gitmeye devam etmiş. Bu süreçte evden çalışanların oranı %26.9 olurken, kısmen evden çalışanlar ve zaman zaman işe gidenlerin oranı %13.5’te kalmış. Çalışan kadınların %28’i, erkeklerinse %30.2’si pandemi sürecinde iş veya gelir kaybına uğradığını bildiriyor.

Pandemi ve beraberinde getirdiği kısıtlamalar, sağlık davranışlarında da belirgin farklılıkların gözlemlenmesine neden oluyor. Araştırma kapsamında görüşülen kadınların %41.6’sı, erkeklerinse %37.7’si bu süreçte kilo aldığını bildiriyor. Sağlığa etki eden bir diğer unsursa sigara kullanımı… Pandemi sürecinde sigara içen kadınların %28.7’si, erkeklerin %19.6’sı sigara kullanımını artırdığını bildiriyor. Sigara artışında öne çıkan sebep, kadınlarda pandemi stresi (%64), erkeklerde ise can sıkıntısı (%51).

Hayattan ve İlişkilerden Memnuniyette Düşüş Yaşandı

COVID-19 salgını öncesi ve sırasındaki ilişki ve hayat doyumuna bakıldığında genel hayat memnuniyetinde belirgin bir düşüş gözlemleniyor. İlişki memnuniyetinde de genel olarak düşüş yaşanıyor. Kadınlar, anne ve arkadaş memnuniyetinde erkeklere göre daha fazla azalma bildirirken, erkekler kayın aile memnuniyetinde kadınlara göre daha fazla düşüş bildiriyor.

Hayat doyumu ile olumlu ve olumsuz duyguların birleşimi olan öznel esenlik tanımının iki bileşeninde kadınlar erkeklere göre daha kötü durumdalar: Erkeklere kıyasla kadınlar pandemi sürecinde olumlu duyguları daha nadir, olumsuz/depresif duyguları daha sık deneyimliyorlar. Araştırmaya katılan kadınlar, erkeklere kıyasla daha fazla stres yaşadıklarını ve gelecek kaygılarının daha fazla olduğunu da bildirmişler.

ÇAĞDAŞ SANATI DÖNÜŞTÜREN SALGIN

TÜBİTAK’ın “COVID-19 ve Toplum” başlıklı özel proje çağrısı kapsamında desteklenmeye hak kazanan ve sonuçları webinarda paylaşılan bir diğer araştırma da Kadir Has Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eser Selen ile Dr. Aylin Sunam, Dr. İdil Akın, Hilal Bıçakcı ve Arda Kaplan’dan oluşan araştırma ekibi tarafından gerçekleştirilen “Küresel COVID-19 Salgınının Türkiye’deki Çağdaş Sanatı Dönüştürücü Etkileri” başlıklı çalışma oldu.

“Salgın çağdaş sanatı sonsuza kadar değiştirdi mi?” sorusundan yola çıkan araştırma ekibi, çağdaş sanat alanında üretim veya yayın yapan, çağdaş sanat kurumları ile çalışan sanatçı ya da sanat profesyonellerinin salgın sırasında sosyal medya platformlarını nasıl kullandıklarını incelemek amacıyla Twitter ve Instagram ile çağdaş sanat kurumlarının internet sitelerinde veri madenciliği yaptı. Türkiye’deki sanatçıları, sanat profesyonellerini ve sanat izleyicilerini hedef alan örneklem grubu ile yapılan çevrimiçi ankete 23 ilden 240’ı kadın 367 çağdaş sanat izleyicisi, sanatçı ya da sanat profesyoneli katıldı. Sanatçıların, sanat profesyonellerinin ve sanat izleyicisinin salgının belirlenen dönemlerinde çağdaş sanat pratikleri ve gündelik yaşam deneyimleri ile salgın sonrası öngörülerini öğrenebilmek içinse 36 kişiyle sözlü tarih çalışması yapıldı. 

Sanatçıların Çevrimiçi Ziyaret Pratikleri Değişti 

Sanat kurumlarının Mart 2020’de salgın sebebiyle geçici olarak kapanmasının ardından birçok çağdaş sanat etkinliğini ya da sanat kurumunu çevrimiçi ziyaret etmek mümkün hale geldi. Araştırmaya katılanlarsa çevrimiçi ziyaretlerin verdiği memnuniyet konusunda farklı görüşlere sahip: Katılımcıların %35.49’u sanat kurumlarını çevrimiçi ziyaret etmeyi fiziksel ziyarete oranla olumsuz/son derece olumsuz buluyor. %30.04’ü ise çevrimiçi ziyaretin fiziksel ziyarete oranla olumlu/son derece olumlu olduğunu düşünüyor.

Kendisini sanatçı ya da sanat profesyoneli olarak tanımlayan katılımcılar arasında salgın öncesi dönemde sanat kurumlarını hiç çevrimiçi ziyaret etmemişlerin oranı %20 iken, bu oran salgın sürecinde %2’ye düşüyor. 5’ten fazla çevrimiçi ziyaret yapanların oranı ise salgın öncesinde %46 iken, salgın sürecinde %71’e yükseliyor.

Çağdaş Sanatı Desteklemek Kimin Görevi?

Küresel salgının sanatçılar ve sanat profesyonellerinin yaşamları üzerinde ekonomik, psikolojik ve sosyal bağlamlarda oldukça olumsuz etkileri bulunuyor. Ankete katılan sanatçıların %68’i geçiminin tamamını ya da büyük kısmını çağdaş sanat alanında yaptıkları üretimlerden kazanıyor. Anket sonuçlarına göre küresel salgının etkisiyle sanatçıların ürettikleri işlerin satışından kazandıkları gelirde ciddi bir azalma görülüyor ve sanatçıların %58’i salgın sürecinde gelir kaybına uğradığını belirtiyor.

Sanat izleyicileri ise sanatçılara destek olunması gerektiği konusunda hemfikir olsalar da bu desteği vermede en büyük rolü kimin üstlenmesi gerektiği konusunda farklı fikirlere sahipler. Bu rolü devletin ya da belediyelerin üstlenmesi gerektiğini düşünenler olduğu kadar, özel fonların ya da izleyicilerin bu rolü üstlenmesi gerektiğini düşünenler de bulunuyor. 

COVID-19 salgınının çağdaş sanat alanında çalışan ve üreten insanlarda yarattığı ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlar, birbirlerinden ayrıştırılması zor olan ve birbirini besleyen bir sarmala dönüşüyor. Buna karşın dijital medya araçları ile üreten sanatçılar ve sanat profesyonelleri, COVID-19 krizinin beraberinde getirdiği dijitalleşme sürecinde yeni anlatım teknikleri ortaya çıkarıyor. Devlet, belediyeler ve özel sektör kurumlarının liderliğinde sanatçıların desteklenmesi ve COVID-19 sonrasında da devamlılığın sağlanması gerekiyor.

Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi’nin faaliyetlerine https://gender.khas.edu.tr/tr adresinden ulaşabilirsiniz.