22.04.2021 10:39

Doç. Dr. Onurcan Yılmaz, Sakıp Sabancı Uluslararası Makale Ödülü’nü Kazandı

Kadir Has Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Onurcan Yılmaz’ın, davranışsal ve deneysel iktisatçı Dr. Ozan İşler (Queensland University of Technology, Avustralya) ile birlikte hazırladığı “Cognitive and Behavioral Consequences of the COVID-19 Threat Around the World and in Turkey” (Dünyada ve Türkiye’de COVID-19 Tehdidinin Bilişsel ve Davranışsal Sonuçları) başlıklı makalesi, bu yılki Sakıp Sabancı Uluslararası Makale Ödülü’nü alan 3 makaleden biri oldu.

Uzun zamandır davranış bilimlerinde çevresel tehditlerin insan psikolojisine dair etkilerini konu edinen kuramsal yaklaşımların ciddi zayıflıkları olduğunu ve yeni bir kuramsal bakış açısıyla baştan değerlendirilmelerinin gereğini öngören Dr. Yılmaz ve Dr. İşler, fikren olgunlaşması uzun zaman alan makalelerini COVID-19 şartlarında çok kısa bir sürede tamamladılar.

Bu makalede, siyaset bilimi literatüründe uzun yıllardır bilinen ancak sosyal psikoloji literatürüne girişi çok yakın bir zamanda gerçekleşen “Soruna Vâkıflık Modeli”ni (Issue Ownership Model) kullanarak COVID-19 tehdidinden insan psikolojisinin ne şekilde etkileneceğine dair kuramsal bir çerçeve sunuluyor. Buna ek olarak, COVID-19 tehdidi sonrasında insanları daha yardımsever, daha evrenselci ve daha çok işbirliğine eğilimli hale getirebilecek basit ama etkin bir risk iletişim aracı öneriliyor.

Bu modele göre, COVID-19 tehdidinin çözümü olarak uluslararası yardımlaşmayı ve ülkelerarası bilimsel işbirliğini vurgulamanın, insanlar arası önyargıyı ve iç-grup yanlılığını azaltarak, farklı milletlere mensup kişiler arasındaki toplumsal işbirliğini arttıracağı öngörülüyor ve buna dair 46 ülkeden oluşan bir verisetinde korelasyonel bazı kanıtlar sunuluyor.

Makalede önsel kanıtları sunulan bu perspektifin gelecek çalışmalarda farklı kültürlerde de incelenerek deneysel olarak test edilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Yılmaz ve Dr. İşler, buradaki kuramsal öngörünün bu deneysel testlerden de geçtiği taktirde, ileride daha sert bir şekilde karşılaşma olasılığımızın olduğu gelecek pandemilere ya da küresel iklim krizine karşı bizi daha hazırlıklı hale getireceği konusunda hemfikirler.