Kadir Has Üniversitesi’nde ‘Üniversite, Türkiye, Dünya’ Tartışıldı

Kadir Has Üniversitesi’nde ‘Üniversite, Türkiye, Dünya’ Tartışıldı

Akademik yıl açılışını 19 Aralık 2011 Pazartesi günü yapan Kadir Has Üniversitesi, gazeteci-yazar Taha Akyol’un moderatörlüğünde ‘Üniversite, Türkiye, Dünya’ konulu bir panel düzenledi. Prof. Dr. Nusret Aras, Prof. Dr. Üstün Ergüder, Prof. Dr. Tosun Terzioğlu ve Prof. Dr. Aydın Uğur’un konuşmacı olarak katıldığı panelde Türkiye ve dünya üniversitelerinin eğitim sistemi ve sahip olduğu olanaklar tartışıldı.

Rektörler, öğretim üyeleri, hukukçular, gazeteciler ve İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun da katıldığı açılış töreninde konuşan Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Can Has, dünyanın önde gelen üniversiteleriyle sağladığı işbirliklerinin Kadir Has Üniversite’sine daha da güç verdiğini söyleyerek “Geçtiğimiz yıldan bu yana Erasmus Öğrenci Değişim Programı ile yurtdışından üniversitemize gelen öğrenci sayısında ciddi oranda bir artış gözlenmiştir. Aynı şekilde üniversitemizden yurtdışına giden öğrenci ve idari persolenimiz sayımız da. Bize böylesi verimli ve huzurlu bir ortamı yaratan akademisyenlerimize teşekkür ediyor, öğrencilerimize daimi başarılar diliyorum” dedi.

Vakıf Başkanı Nuri Has ise henüz 20 yıllık bir vakıf olarak bu kısa zamanda ne kadar hızlı yol aldıklarına dikkat çekerek, çok genç bir vakıf olmalarına rağmen bugüne dek Kadir Has Üniversitesi’nin yanı sıra Erciyes Üniversitesi ve Marmara Üniversite'lerine çeşitli eğitim tesisleri yaptırdıklarını, 2008 itibariyle, ülkemizin çeşitli yerlerinde yaptırılan ilköğretim okullarının ve liselerin sayısının 25’i bulduğunu söyledi. Has, “Bunun yanında; Kayseri'de Kadir Has Kültür Parkı içerisinde, Kongre Sarayı ile Kent Müzesi ve Dünya Ticaret Merkezi inşaatı için büyük bağışlarda bulunuldu. Vakıf bunlara ek olarak, Öğretmen Dinlenme Evi ve bir Kızılay Tıp Merkezi yaptırdı” dedi.

Üniversite Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın ise konuşmasında üniversite olarak ilerleme azimlerini ilk günkü gibi koruduklarını belirterek, “Kadir Has Üniversitesi 1997’de dört öğrenci ve dört öğretim üyesiyle kurulup yola çıktığında, uluslararası standartlarda bir üniversite olmayı hedeflemişti. Hedefini hiç değiştirmeden, zaman içerisinde izlediği farklı stratejilerle, üniversitemiz bugün 250’ye ulaşan öğretim kadrosu ve bir o a kadar personeli, beş bini aşan mezun ve öğrenci sayısıyla altı fakülte, iki enstitü ve üç yüksekokuluyla hedeflediği yolda ilerlemektedir” dedi. Üniversitenin her şeyden önce birliktelik, bir araya gelme, paylaşma ve topluma hizmetin oluşturduğu bir sacayağı üzerine oturduğunu belirten Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu mekanda paylaşılacak olan, üretilen ve aktarılan bilgidir. Öte yandan, üniversitenin niteliğini belirleyen en önemli unsur, kavramının kökeninde yatan evrenselliktir anlayışıdır. İşte bu nedenle bugünkü panelimizin başlığını ‘Üniversite, Türkiye ve Dünya’ olarak belirledik.”

TÜRK ÜNİVERSİTELERİNE 8 ÜZERİNDEN 1,5 PUAN!

Açılış konuşmaları ve beratların verilmesinin ardından paneli açan Taha Akyol, ilk sözü Prof. Dr. Nusret Aras’a verdi. Devlet üniversitelerindeki aksaklık ve bütçe açıklarına dikkat çeken Aras, “Amerikan üniversiteleri bugün dünyanın en önde gelen üniversiteleri. Bazen ilk 10’u bazen de ilk 8”i oluşturuyor bu üniversiteler. Ama size şu rakamları vermek isterim, bugün Harvard Üniversitesi’nin net varlığı 37 milyar dolar! Öğrenci ve öğretim üyelerine harcadığı para ise yılda 4 milyar dolar! Harvard’ın 35 bin öğrencisi var, Ankara Üniversitesi’nin ise 32 bin. Harvard öğrenci başına yılda 114.550 dolar harcarken, Ankara Üniversitesi 7 bin 468 lira harcıyor. Buna rağmen dünyanın en iyi üniversiteleri arasında ilk 500’e girebiliyoruz, bu da büyük bir başarı. Ancak imkanlarımız göz önüne alındığında aradaki fark bu kadar açık” dedi. OECD’nin özerk üniversite tanımı içinde aradığı önemli unsurlardan birinin ‘Kendi bütçesini yapabilen, binalarına ve tüm araç gereçlerine sahip eğitim kurumları’ olduğunu belirten Aras, şu çarpıcı noktaya da değindi ve “Yine OECD kriterlerine göre Türk üniversiteleri ne kadar özerk diye sorarsanız, 8 puan üzerinden bugün yalnızca 1,5 puan alabilecek kadar özerk” dedi.

Prof. Dr Üstün Ergüder ise 2000 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nde rektör olduğu sırada  yapılan bir araştırmayı hatırlatarak, mühendislik bölümü mezunlarının sadece yüzde 12’sinin mühendislik yaptığını, geri kalanının ise yönetici veya iş sahibi olduğunu söyledi. Ergüder, “Ben şimdi ‘Acaba doğru mu eğitim veriyoruz?’ diye kendimizi sorgulamamız gerektiğini düşünüyorum. Günümüzde bir üniversite olarak kalıpların dışına çıkmalı ve yönetim esnekliği göstermeli, yeniliklere açık olmalısınız. Öğrencilerimiz global bir dünyaya açılacak, ona göre çocuklar yetiştirmemiz lazım. Örneğin Sabancı Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği ortak ders sistemi disiplinler arası örnek bir çalışmadır. Bunun gibi örnek çalışmalar çoğaltılabilmeli. Ne var ki devlet üniversitelerinde bunu yapmak çok zor. YÖK bizi bu konuda kısıtlıyor. Sistem herkesi ortalama bir düzene oturtmak istiyor” dedi.

Prof. Dr Tosun Terzioğlu ise “Dünyadaki trend üniversite öğretimine olan talebin giderek arttığıdır. Türkiye’de de bu böyle, o yüzden yeni üniversitelerin açılması çok doğal ve gerekli. Ancak özerk olduğunuzda herkese çok daha fazla hesap vermek zorundasınız. Ailelere, öğrencinize, devlete… İnsanlar size en değerli varlıklarını, çocuklarını emanet ediyor çünkü. Her yıl sorulur, ‘Geleceğin meslekleri sizce hangileridir?’ diye. Ben okulumdan kaç iyi mühendis, işletmeci v.s çıkar onu bilmem. Ama her şeyden önce oradan  yetkin, ergin, iyi ve kamil insanlar çıkarmak durumundayız, bunu biliyorum” dedi ve ‘üniversiteler enformasyon değil formasyon verir’ kavramının altını çizdi.

Üniversiteyi tutuculuk ve yeniciliğin harmanlandığı bir yaratığa benzeten Prof. Dr Aydın Uğur ise üniversitenin ilk görevinin çocuklara fikirlerini yalın ve açıklıkla ifade edebilmeyi öğretmek olduğunu belirtti.

2010-2011 BAŞARILI ÖĞRETİM ÜYELERİ AÇIKLANDI

Kadir Has Üniversitesi, bu yıl performansları doğrultusunda üç öğretim üyesine ödül verdi. Kadir Has Üniversitesi Fakülte ve Yüksekokullarında ‘Yıl Sonu Öğrenci Değerlendirme Sonuçları’ ile ‘Akademik Performans Değerlendirme Komisyonu Raporları’ çerçevesinde eğitime yenilik getiren, teknolojiyi verimli şekilde kullanan ve genel olarak eğitim performansıyla Fen-Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mary Louise O’neil’a 20101-2011 yılının Eğitim Ödülü verildi.

Kadir Has Üniversitesi akademik personelinden, araştırmaları veya eserleriyle bilime ya da sanata gelecekte önemli katkıda bulunabilecek potansiyele sahip olan isme layık görülen diğer bir ödül de ‘Teşvik Ödülü’ ydü. Geleceğin genç bilim adamlı olarak görülen Mühendislik Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Serhat Erküçük başarılarıyla 2010-2011 yılının Teşvik Ödülü sahibi oldu. 

Bilimsel araştırmaları, eserleri ve etkinlikleriyle kendi alanlarına ulusal ve uluslararası düzeyde önemli katkılarda bulunan Mühendislik Fakültesi öğretim üyesi Prof.Dr.Erdal Panayırcı ise 2010-2011 yılının Akademik Ödülü’ne layık görüldü. 2010 yılında Panayırcı’nın da içinde bulunduğu öğretim üyeleri tarafından gerçekleştirilen ‘Space-time block coded spatial modulation’ adlı çalışma, Princeton Üniversite tarafından patenti alınmak üzere başvurulmuştur.