Can Has'ın Anma Töreni Konuşması

Saygıdeğer Konuklar,

Üniversitemizin Değerli Mütevelli Heyeti Başkan ve Üyeleri,

Değerli Akademisyenler,

Sevgili Öğrencilerimiz,

Kadir Has Vakfı ve Kadir Has Üniversitesi’nin kurucusu, ülkemizin seçkin işadamlarından, hayırsever Kadir Has Beyefendi’nin vefatının 4. yıldönümü münasebetiyle düzenlenmiş bulunan anma törenini teşrifinizden dolayı Kadir Has Ailesi ve Kadir Has Vakfı yönetimi adına sizlere şükranlarımı sunuyorum.

Değerli Konuklarımız,

Rüzgar gibi gelip geçen hayatımızda, bize kalan sadece anılar ve üzüntülerdir. İşte bu nedenle, değerli büyüğümüzü ebediyete yolcu edişimizin 4.yıldönümünde yine kendisine karşı olan özlemimizi ve yokluğunun bizde yarattığı üzüntülerimizi dile getireceğiz.

Ünlü bir düşünür diyor ki, “Dünya, büyük bir tiyatro sahnesi gibidir. Herkes bu sahnede rolünü oynar, rolü bitince de sahneyi terkedip gider”.

Kadir Has Beyefendi, 4 yıl önce bugün, bu saatlerde, bu sahnede, yani çok sevdiği Üniversitesinin çatısı altında yaşamını sürdürüyordu. Üniversitemizin dersliklerini geziyor, sevgili öğrencileri ile her zamanki gibi kaynaşıyor, onların konuşmalarından ve tavırlarından haz duyuyor, ardından da bu sevgili gençlere hayatla ilgili öğütler veriyordu.

Kadir Bey’in bitmez tükenmez bir yaşama heyecanı, iş yapma azmi vardı. Bu azmini hayata veda etmeden sadece dört saat önce de sergiliyor, Üniversite yönetimine, yeni projeleri konusunda yol haritası çiziyordu. Hiç unutmuyorum, bu açıklamaları yaparken, “Siz yolunuza bakın, böyle yaparsanız, hedefe kendiliğinden ulaşırsınız” öğüdünde bulunuyordu.

Evet, Kadir Bey, hayatta iken yönünü sadece bir tarafa doğrultmuştu. O da, meşru yolda çalışmak...

Çalışmanın ve başarabilmenin, kazançtan daha güzel olduğunu görmüştü. Çünkü, 50 yıl boyunca kazandıklarını, yeni bir çalışma alanına, eğitim, kültür ve sağlık hizmetine tahsis etmiş, onun meyvelerini topladıkça, hayata daha bir azimle ve sıkı sıkıya tutunmuştu.

Kadir Bey, küçük mutluluklardan büyük mutluluklar çıkarmış. Servetini halkı ve mutluluğunu öğrencileri ile  paylaşmıştı.

Değerli İzleyiciler,

Kadir Has Beyefendi, babası merhum Nuri Has’ı “rol model” olarak almış, O’nun yolundan gitmişti. Çalışmayı, başarmayı ve paylaşmayı prensip edinmişti. Bu prensibini şu cümlelerle ifade etmekteydi:

“Sadece çalışmak ve kazanmak yetmiyor; kazanmayı olduğu kadar, harcamayı ve paylaşmayı da bilmek gerekiyor. Çünkü, insanoğlunun sadece kendisi için yaşamasının mümkün olmadığı, bir gerçektir. Doğup büyüdüğümüz topraklara, bize çalışma ve kazanma imkanı sağlayan ülkemize borçlu olduğumuz da, unutulmaması ve gözardı edilmemesi gereken bir zorunluluktur.”

Sayın Konuklar,

Değerli Akademisyenler ve

Sevgili Gençler,

Merhum Kadir Has Beyefendi’nin hayatı boyunca en çok önem verdiği husus acaba nedir, diye sorulsa, buna ailenin bir ferdi olarak, sadece tek kelimelik bir cevap verebilirim: “Huzur”. Gerçekten Kadir Bey, daima huzurlu bir ortamda yaşamak için çaba harcamış ve onu hayatının her döneminde sağlamıştı.

Kadir Bey, huzurlu bir vatandaşın ülkesine yararlı hizmetler yapacağı inancını da taşıyordu. Kendisi huzuru yakaladığı için, çok çalışmaya, önce ailesine, daha sonra ülkesine yararlı olmaya gayret gösteriyordu. İşte bu nedenle, 1992 yılında değerli eşi Rezan Has Hanımefendi’yle birlikte Kadir Has Vakfı’nı kurdu. Bu vakıf vasıtasıyla, 25 yıl içinde 47 kalıcı hayır eseri yaparak, milletine armağan etti.

Kadir Has Vakfı’nın bugüne kadar yaptırmış olduğu kalıcı hayır eserlerini şöyle gruplandırabiliriz:

  • 9 Üniversite tesisi,
  • 17 İlköğretim okulu,
  • 6 Lise,
  • 6 Sağlık tesisi,
  • 3 Kültür ve spor tesisi,
  • 3 İbadethane,
  • 1 Kongre Sarayı,
  • 1 Kent Müzesi,
  • 1 Dünya Ticaret Merkezi.

Değerli Konuklar,

Merhum Kadir Has Büyüğümüz, daima büyük düşünürdü. Hizmetlerinin kalıcı olmasını hedeflerdi. Eserlerinin de halk yararına olması konusunda seçici davranırdı.

Değerli eşleri Rezan Has Hanımefendi’nin de desteğiyle kurmuş olduğu Kadir Has Vakfı’nda bu ideallerinin tümünü 25 yıla sığdırdı. Adını ölümsüzleştirmek için şu anda çatısı altında bulunduğumuz Kadir Has Üniversitesi’ni kurdu. Bu Üniversitenin evrensel kültüre hizmet edecek bir dünya üniversitesi olmasını düşlüyordu. Eminim ki, Kadir Bey’in yolunda yürüyen yöneticiler ve genç nesiller, o düşü makûl bir sürede gerçekleştirecekler.

Kadir Bey, iyiliklerle anılmak istiyordu. Gönlünden geçen o arzu da bugün gerçekleştikçe, eminim ki kendileri manevi âlemde büyük huzur duyuyorlardır.

Kadir Has Beyefendi’yi vefatlarının 4.yıldönümlerinde bir defa daha minnetle, şükranla ve rahmetle anarken, başta değerli annemiz Rezan Has Hanımefendi olmak üzere, tüm sevenlerine ve öğrencilerine başsağlığı diliyor, bu arada “Kadir Has Ödülleri”ni kazanmış bulunan değerli akademisyenleri de gönülden kutluyorum.