Doç. İnci Eviner, Venedik Bienali’nde “Biz, Başka Yerde” Başlıklı Yapıtı ile Yer Alacak

19 Şubat 2019 - Salı
Doç. İnci Eviner, Venedik Bienali’nde “Biz, Başka Yerde” Başlıklı Yapıtı ile Yer Alacak

Sanat ve Tasarım Fakültesi öğretim üyesi Doç. İnci Eviner’in desen, obje, video, ses ve performans gibi farklı öğeleri bir araya getiren “Biz, Başka Yerde” adlı yapıtı İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) koordinasyonunu üstlendiği Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’nda bu yıl sergilenecek.

Dünyanın önde gelen sanat etkinliklerinden Venedik Bienali 58. Uluslararası Sanat Sergisi, bu yıl 11 Mayıs–24 Kasım 2019 tarihleri arasında düzenleniyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) koordinasyonunda, Fiat’ın sponsorluğunda gerçekleştirilen Türkiye Pavyonu’nda, Sanat ve Tasarım Fakültesi öğretim üyesi Doç. İnci Eviner’in İnci Eviner’in “Biz, Başka Yerde” başlıklı yapıtı sergilenecek. Venedik Bienali’nin ana mekânlarından Arsenale’de yer alan Türkiye Pavyonu’nda görülebilecek serginin küratörlüğünü Zeynep Öz üstleniyor.

“Biz, Başka Yerde” için Türkiye Pavyonu’nu bir sahneye dönüştürecek İnci Eviner, sahne üzerinde, kendi çizdiği desenlerden yola çıkarak yeniden biçimlendirdiği mimari öğelere, videolara, ses yerleştirmelerine ve objelere yer vererek, farklı duyusal ve görsel katmanlar oluşturacak.

 

Biz, Başka Yerde Hakkında

“Biz, Başka Yerde”, toplu yer değiştirmelerin sonucunda ortaya çıkan mekânlara dair bir yapıt. Hazırlıkları devam eden sergi, izleyicileri, bu mekânlardaki kişilerin birbirleriyle ve kendi anılarıyla ilişki kurma biçimleri hakkında düşünmeye davet edecek. İnci Eviner’in, yeniden biçimlendirdiği nesneler ve yarattığı hayali karakterleri çeşitli ses unsurlarıyla bir arada kullandığı bu yapıt, Türkiye Pavyonu ziyaretçilerine kayıp, silinmiş ve başka yerde olma hissini yaşatacak. Türkiye Pavyonu için yaratılan mekân, karakterler ve objeler, Alman siyaset bilimci Hannah Arendt’in 1943 yılında kaleme aldığı Biz Mülteciler adlı metinde bahsettiği mücadelelere dair bir anlatı sunacak.

İnci Eviner, “Biz, Başka Yerde” ile ilgili olarak şunları söylüyor: “Bu figürler diğer yarılarını bulmak için mekân boyunca hiç durmadan yer değiştiriyorlar. Bu çaba aslında kesintiye uğratılmış, iptal edilmiş hafızalarını ve bedenlerini yeniden ele geçirme çabasıdır. Figürler bu kurguyu yaparken mitolojiler, anılar ve günlük hayatın alışkanlıkları ile neşe ve acılarını birer birer toplayıp yerlerine yerleştirmek zorunda kalıyorlar. Kendimi bütün bunlara tanıklık etmek için olayların içinde ve aynı zamanda dışında tutmaya çalışıyorum. Tanık olmanın sorumluluğu, biz olmayı sorgulamaktan geçiyor.“