Peace After Marrİage - Evlilik Sonrası Barış Kadir Has Üniversitesi’nde

Peace After Marrİage - Evlilik Sonrası Barış Kadir Has Üniversitesi’nde

Kadir Has Üniversitesi Ortadoğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi (MARC) özel bir film gösterimi ile Orta Doğu’da yaşanan gerginlik içinde insan ve barışı gündeme taşıyor. Yazar, yönetmen ve oyuncu Gazi Albulivi’nin İsrail – Filistin ilişkisine dair çektiği Peace after Marriage - Evlilik Sonrası Barış Filmi 18 Kasım Salı günü Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde özel gösterim ile tüm sanatseverlerin beğenisine sunuldu.

Kudüs Film Festivali’nin açılış filmi olarak seçilen ilk Arap filmi olan Peace after Marriage - Evlilik Sonrası Barış; Amerika’da kalabilmek için İsrailli bir kadınla evlenen Filistinli Arafat ve çiftin ilişkisini işliyor. Filmde, yazar, yönetmen ve oyuncu Gazi Albuliwi, Ürdün’de bir mülteci kampında doğar, sonra ailesiyle birlikte Amerika’ya göç eden birisi olarak filmin kendi yaşamından kaynaklandığını anlatıyor. Film gösterimi sonrasında Türk yapımcısı Faruk Özerten seyircilerle filmin öncesi ve sonrası tartışıldı.

MARC Direktörü Doç. Dr. Salih Bıçakcı, İsrail – Filiştin meselesinin Peace After Marriage - Evlilik Sonrası Barış Filmi’nde çatışma olgusunun dışında, tamamen farklı bir coğrafyada ve insan ilişkisi düzeyinde ele alındığını belirtiyor.

Bıçakcı, filmin gösterimi hakkında yaptığı değerlendirmede, ”Neredeyse yarım yüzyıldır devam eden İsrail-Filistin çatışmasına alıştığımız yöntemlerle bulunan çözümlerin başarılı olmadığı görülmektedir. Politik kararların ve politikacıların birden çok dinamik gözeterek geliştirdiği yaklaşımlar devletler düzeyindeki problemleri çözmeye yararken, insani boyut gitgide ihmal edilmektedir. Liderlerin sürükleyici politikaları insani düzeyde yeni hayali düşmanlar yaratılmasına sebep olmaktadır. Orta Doğu ve Afrika Araştırma Merkezi (MARC) olarak barış çözümüne farklı bir açı getiren alternatifleri değerlendirmeye devam ediyoruz. Bu film, çatışmanın ortasından başka bir alana taşınan hayatların yeni bir coğrafyada ilişkilerini yeniden keşfetme maceralarını komediyle ele alıyor”  diyor.

Çatışmalar ve etrafında geliştirilen kavramlar yumağının ister istemez tarafsız durabilme yetisini toplumların elinden aldığına dikkat çeken Bıçakcı,  “Düşman, insan zihninde başkalaşıyor ve yeniden inşa ediliyor. Bu zihinsel süreç fiziksel manada karşı karşıya gelindiğinde beyinlerimizi gemlese de konuşmak ve etkileşim kurmak, hayal ettiğimiz düşmanın kısa sürede yok olmasına sebep oluyor. Bu film doğuştan bir tarafta durmaya mahkum edilmiş bireylerin önce kendilerini sonra zihinlerindeki ‘öteki’yi keşfetme sürecini irdeliyor. Belki de gülerek daha iyi anlayabilir ve anlatabiliriz” görüşünü dile getiriyor.