Neighbourhood Policy Papers

 

Neighbourhood Policy Paper adıyla yayınlanmaya başlayan politika notları serisi politika önerileri, araştırma ve özellikle Avrupa Birliği’nin Doğu komşularıyla ilgili sorunlara odaklı uzman görüşlerini paylaşmayı amaçlamaktadır. Politika önerisi niteliğindeki görüşler ve analizler tamamen bağımsız olmayı hedeflemekte ve herhangi bir görüşü ya da siyaset kanadını temsil etmemektedir. Hazırlanan notların çoğu aynı zamanda Rus dilinde de yayınlanarak, bu dili konuşan ülkelerle komşuluk ilişkilerini ilgilendiren konularda diyalogun genişletilmesi hedeflenmektedir. Öncelikli hedef, bölgenin Güney Akdeniz ile ilişkisi de dikkate alınarak, Karadeniz Bölgesi ve çevresini siyasi tartışmaların odağına oturtmaktır. Neighbourhood Policy Paper serisi Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Çalışmaları Merkezi ve Black Sea Trust for Regional Cooperation tarafından ortaklaşa basılmaktadır.

Neighbourhood Policy Paper serisine ait yayınlara ABD Alman Marshall Fonu internet sayfası aracılığıyla da ulaşılabilir.

Yayınlar ayrıca, CIES academia.edu sayfasında ve uluslararası ilişkiler ve güvenlik uzmanlarına yönelik serbest erişim sağlayan Zürih merkezli bilgi servisi International Relations and Security Network (ISN) internet sayfasında da sunulmaktadır.

Neighbourhood Policy Paper 16

Weapons of Mass Destruction: A Persisting Security Challenge to the Black Sea Region (Igor Delanoë - Temmuz 2015)

ОРУЖИЕ МАССОВОГО ПОРАЖЕНИЯ: ВЫЗОВ СОХРАНЯЮЩЕЙСЯ БЕЗОПАСНОСТИ В ЧЕРНОМОРСКОМ РЕГИОНЕ (Russian Version )

 
Süregelen Ukrayna krizi, bir yandan Rusya ve Avrupa-Atlantik toplumu arasındaki ilişkilerin geleceğine yönelik güvenlik endişelerini derinleştirirken, diğer taraftan da Karadeniz Bölgesi'ndeki güvenlik dengesini değiştirmektedir. Krizin olası etkilerinden biri de, Moskova ve NATO arasında yükselen tansiyonun keskin vuruş kabiliyetine sahip birliklerin ve taktiksel nükleer silahların konuşlandırılmasına yol açmasıdır. Dahası, bölge halen kitle imha silahları karaborsasının geçiş bölgesi ve nükleer terörizm için bir tehdit kaynağıdır. Bu durum, Ortadoğu'dan gelen tehditle birleştiğinde, Romanya'da kurulum aşamasında bulunan NATO Balistik Füze Savunma programının güçlendirilmesini de gerekli kılmaktadır. Bu makale; her ne kadar yeni stratejik silahların Karadeniz Bölgesi'nde konuşlandırılması olası görünmese de, Rusya ve Batı arasında gittikçe bozulan ilişkiler sonucunda taktiksel nükleer silahların bölgeye sevkedilebileceğini iddia etmektedir. Kitle imha silahları Karadeniz bölgesi açısından kalıcı bir güvenlik tehdidi olarak ele alındıktan sonra, Suriye'deki kimyasal silahların imha edilmesiyle birlikte Ortadoğu'da yaşanan olumlu gelişmelerin Karadeniz bölgesine de yansıyabileceği öne sürülmektedir. 
 

Neighbourhood Policy Paper 15

The European Neighbourhood Policy's Eastern Dimension: The Impact of the Ukrainian Crisis (Mykola Kapitonenko - Temmuz 2015)

 

AB Komşuluk Politikası son zamanlarda zor bir dönemden geçmektedir. AB sınırlarında artan şiddet olayları güvenlik risklerini de beraberinde getirmektedir. Bunlar, basit birer ulusötesi tehdit olmaktan ziyade, askeri ve siyasi zorlukları da içermektedir. Bu sebeple, AB'nin tepkisinin etkisi de sorgulanmaktadır. Ukrayna'daki olayların ve bunların Doğu Avrupa'ya sıçramasının ardından, ortam, Avrupa Komşuluk Politikası'nın uygulanabilmesi için daha daha zor ve hasmane bir hal almıştır. Kırım'ın Rusya tarafından ilhakının getirdiği yeni jeopolitik sorunlar, Avrupa'nın da, özellikle Doğu Avrupa'daki, komşuluk politikasını gerçeklerle daha uyumlu hale getirmesini zorunlu kılmaktadır. Bu amaçla Birlik; çevreyi yeniden değerlendirmeli, Rusya'ya karşı yeni bir strateji benimsemeli, sorumlulukları kendisi ve üye devletler arasında iyi paylaştırmalı ve Komşuluk Politikası'nı daha etkili ve güvenilir hale getirmeye çabalamalıdır.   

Neighbourhood Policy Paper 14

A Polish-Romanian-Turkish Triangle and the Black Sea Region - A New Driving Force of Regional Integration? (Adam Balcer - Haziran 2015)

 

Polonya, Romanya ve Türkiye arasındaki iki taraflı işbirliği son dönemde oldukça artmıştır. Dahası, her ne kadar daha ilk aşamada olsa da, bu üç ülke arasındaki işbirliğinin yakın zamanda üçlü bir formata bürünmesi söz konusudur. Ankara, Bükreş ve Varşova arasındaki işbirliğinin Gürcistan, Moldova ve Ukrayna ile ortaklık düzeyine ulaşması da, bu sürecin en temel sütunlarından birini oluşturmaktadır. Bu ikinci grup, Doğu Komşuları arasındaki işbirliği süreci için lokomotif görevi de görebilir. Polonya-Romanya-Türkiye üçgeninin yukarıda sözü edilen Doğu Komşularıyla arasındaki işbirliği, Karadeniz Bölgesi’nde ‘birleşim ve paylaşım’ temelinde bir kaldıraç kuvveti etkisi de yaratacağından, ortaklığın değerini de artıracaktır. Uzun dönemde, bu iki üçgen arasında işbirliğinin daha da yoğunlaşması bölgedeki dengeleri değiştirebilir ve Batı ile Doğu Ortaklığı ülkeleri arasındaki etkileşimi de kuvvetlendirebilir, ki bu durum bölgenin geleceği açısından son derece önem arz etmektedir.   

Neighbourhood Policy Paper 13

3-for-1 for the Black Sea: 3X Development, 3X Soft Power (Ilia Roubanis - Eylül 2013)

Yaşanan küresel ekonomik kriz sebebiyle Karadeniz, Resmi Kalkınma Yardımı (ODA)’nın ve/veya işçi dövizlerinin azalmasından muzdariptir. Bölgedeki birçok devlet bu para akışına bağımlı olduğundan bunun çok büyük sosyo-ekonomik etkilerinin olması muhtemeldir. Bu makale, daha az sermayenin doğru biçimde dağıtıldığında daha üretken olabileceği fikrine cevaben hazırlanmıştır. Bu önlem çerçevesi, Meksika’daki “3-for-1” müşterek işçi dövizleri modelinden esinlenilmiş, kalkınma yardım planlarını yeniden şekillendirerek göçmen işçi dövizleriyle birlikte çalışılmasını önermektedir. Bu yaklaşım, ODA’ya “çekirdek sermaye” görevi verecek, böylelikle hibe sahibinin “yumuşak gücü”  ve kabul eden devletin büyüme seviyesi artacaktır. Bu makale, Karadeniz Bölgesi odağında çatışan çıkarlar, bölgede yumuşak güç elde etmek için mücadele eden siyasi aktörlerin göreceli güç ve zaaflarına değinmektedir: Avrupa Birliği (AB), Rusya, Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve kurumsal aktörler. Böyle bir siyasi çerçeve, uygulayanlar için, rekabet üstünlüğü sağlayacaktır.

Neighbourhood Policy Paper 12

Towards an Energy Revolution in the Eastern Mediterranean: Any Positive Effect for the EU? (Dorothée Schmid - Mart 2013)

 

Daha önce Avrupa Birliği tarafından politika önceliği olarak tanımlanmasına rağmen,  Avrupa-Akdeniz enerji işbirliği şu ana kadar planlama ve söylemde uygulamaya nazaran çok daha etkindi. 2009 yılında Levant Havzasında beklemeyen gaz rezervlerinin keşfi, bölgedeki enerji dengesini değiştirmiş ve bu noktada Avrupa’nın amaçlarının yeniden değerlendirmesini sağlamış olabilir. Güney Akdeniz’de, hiç şüphesiz AB’nin ekonomik geleceği ile yakından ilişkili bir enerji devrimi meydana gelmektedir. Farklı alternatif enerji senaryoları Levant gaz kaynaklarını istismar edebileceğinden, bunun Avrupa’nın ekonomik geleceği için somut etkisini tahmin etmek zordur. Ana sonuçlar siyasi neticelerde fark edilebilir; kaynakların kontrolü devletlerarası mücadeleyi arttırırken, rant sağlamaya dayalı düşünce yapısı zayıf ve içe kapalı hükümetlere yol açabilir. 

Neighbourhood Policy Paper 11

The South Caucasus Countries and Their Security Dimension  (Eugene Kogan - Mart 2013)

 

Güney Kafkasya’da çözülememiş iki sorun, Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan’ın üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallanmaktadır. Her açıdan, Rus etkisi, siyaseti ve elinde bulundurduğu kozlar sorunun çözümü için anahtar durumundadır. Moskova statükocu siyaset anlayışını sürdürdüğü ve dış güçleri bölgeden uzak tuttuğu müddetçe sorunlar çözümsüz kalmaya mahkûm olacaktır. Patlama yaratabilecek tüm araçların bir arada olduğu üçüncü potansiyel çatışma alanı göz ardı edilmemelidir. Başkan Barack Obama’nın siyaseten bölünmüş ve askeri olarak kudretsiz Avrupa Birliği ile mesafeli ilişkileri sorun çözümünü zorlaştırmaktadır. NATO üyelerinin Gürcistan’ın üyeliği konusunda devam eden şüpheleri, Gürcistan için işleri zorlaştırırken, aynı zamanda onu Rus tehdidi karşısında savunmasız bırakmaktadır. Türkiye’nin hedefleri belirlidir, ancak o da tek başına Güney Kafkaslarda Rusya’ya karşı durabilecek bir güç değildir. Bu durumu değiştirmek için ne yapılmalıdır?  

Neighbourhood Policy Paper 10

Arab Civil Society at the Crossroad of Democratization: the Arab Spring Impact (Stefanos Vallianatos - Şubat 2013)

 

Arap dünyasının 2010’un sonundan beri yaşadığı ayaklanmalar, temelde bölgedeki tüm devletleri etkilemiştir. Bu bağlamda, sivil toplumun son derece esaslı bir rolü olsa da, bölge devletlerindeki sivil örgütlerin gelişmişlik düzeyleri de ortaya çıkan sonuçlarla bağlantısız değildir. Sonuçlardaki çeşitlilik, devletlerin ve yönetim farklılıklarının bir yansıması olarak ortaya çıkmakta, aynı şekilde sivil toplum da benzer bir evrimden geçmektedir. Bu makale, Arap dünyası ile karşılaştırıldığında sivil toplum kavramını ve birleşenlerini belirlemeyi ve aynı zamanda sivil örgütlerin aktif mevcudiyetine göre Arap devletleri arasında bir sınıflandırma yapmayı hedeflemektedir.  Bunun yanı sıra, sivil toplum ve demokrasi arasındaki bağ da irdelenmiştir. Son olarak, makale Arap dünyasındaki sivil toplumun güçlenmesi için çeşitli politika önerilerinde bulunmaktadır.

Neighbourhood Policy Paper 09

The EEAS and the European Neighbourhood Policy: A Change in Rhetoric or Reality? (Hrant Kostanyan - Şubat 2013)

 

Avrupa Parlamentosu’nun Avrupa Dış Eylem Servisi’nin kurulmasını onayladığı gün (8 Temmuz 2010), Dışişleri ve Güvenlik Politikasından Sorumlu Yüksek Temsilci, Atina Konser Salonu’ndaki ‘Avrupa ve Dünya’ başlıklı konuşmasında Avrupa Birliği (AB) dış servisinin en önemli üç önceliğinden biri olarak Avrupa Komşuluk Politikası’nı tanıtıyordu. Bu makale, o ünlü konuşmadan yaklaşık iki buçuk yıl sonra, yeni kurulan Avrupa Dış Eylem Servisi’nin üye devletlerle ve diğer AB kurumlarıyla, Doğu ve Güney komşularında AB çıkarlarını arttırmayı amaçlayan işbirliklerini incelemektedir. Makale, Eylem Servisi’nin komşuluk politikasında artı değer sağlaması için daha nitelikli kaynaklara ihtiyaç duyduğuna vurgu yapmaktadır. Eylem Servisi’nin,  partner hükümetlerin reformlarını yönetmede bir araç olarak kullanılan Avrupa Komşuluk Politikası’nı yeniden canlandırmak için gösterdiği çaba, komşularla ilişkilerde uyguladığı çifte standarttan vazgeçmesi ile mümkün olabilir. Sonuç olarak, üye devletlerin güvenini kazanmak, Komisyon Genel Müdürlükleri ile yakın çalışmak ve Avrupa Parlamentosunun desteğini almak yeni oluşan Avrupa Dış Eylem Servisi’nin nitelikli bir Avrupa Komşuluk Politikası geliştirebilmesi için gerekli ön koşullardır.  

Neighbourhood Policy Paper 08

The EU's Transport Policy within the Context of its Eastern and Southern Neighbourhoods (Leonidas Chrysanthopoulos - Şubat 2013)

 

Makale, AB Ulaştırma Politikası’nın Avrupa Komşuluk Politikası çerçevesindeki gelişimini ve bunun Akdeniz için Birlik, Karadeniz Sinerjisi ve Doğu Ortaklığı gibi araçlarla Doğu ve Güney komşularına genişlemesini incelemektedir. Çalışmanın temel argümanı, AB Ulaştırma Politika’larının çeşitli kurumlar arasında bölünmesinin hedeflenen amaca ulaşmada etkili olmadığı şeklindedir. Ayrıca makalede, son derece önemli politikalar üretilmesine karşın bunların uygulama aşamasına ulaşamadıklarının altı çizilmektedir. KEİÖ, BM Avrupa Ekonomik Komisyonu ve özel sektörün taşımacılıkla ilgili önemli faaliyetleri göz önünde bulundurulmalı ve AB politikaları ile bütünleştirilmelidir.

Neighbourhood Policy Paper 07

The Weakest Link? Hedging Energy Security Challenges and Opportunities within the Eastern Neighborhood, the Mediterranean and the Black Sea/Caspian Region (Slawomir Raszewski - Şubat 2013)

 

Enerjide petrolden doğalgaza geçiş, kaçınılmaz olarak enerji güvenliği tartışmalarında birçok aktörün dahil olduğu bölgesel enerji politikalarının oluşmasına ve şekillenmesine sebep olmuştur. Daha önce genel olarak devletlerin egemenliği altındaki kararlar, artık uygulanan politikanın gidişatını etkileyecek jeolojik, politik ve hatta güvenlik kısıtları çerçevesinde alınmaktadır. Enerji politikalarının bölgesel boyuttaki etkisi bilhassa doğal gazla ilintilidir. Bu durum özellikle Doğu Komşuları, Akdeniz ve Karadeniz/Hazar bölgelerini kapsayan geniş coğrafi alan için geçerlidir. Dünyanın en büyük gaz rezervleri bu üç ortaklı ‘Müşterek Komşuluk’ alanında bulunduğundan, doğal gaz politikaları kaçınılmaz olarak birbirileri ile bağlantılı yeni çözümler üretmeyi zorunlu kılmaktadır.

Neighbourhood Policy Paper 06

Protracted Conflicts in the Eastern Neighborhood: Between Averting Wars and Building Trust (Stanislav Secrieru - Ocak 2013) 

 

Rusya, 2008 yılındaki savaştan sonra Abhazya ve Güney Osetya’yı Gürcistan’a tamamen kapamaya çalışırken Dağlık Karabağ ve Transdinyester çatışmalarında ise yapıcı rol oynamaya söz vermiştir. Bu makale, Rusya’nın bu yeni barış vaadini ne denli gerçekleştirdiğini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca Minsk Grubundaki görüşmelerin  Rusya tarafından yeniden canlandırılmasına Ermenistan, Azerbaycan ve Güney Otesya’nın reaksiyonları, 5+2 formülü ya da Moskova’nın doğrudan dahil oldugu diğer formüller gibi konulara da makalede yer verilmiştir. Makale, diğer uluslararası tarafların 2008 yılındaki çatışma sonrası duruma nasıl uyum sağladıklarını ve ayrılan bölgelere yönelik çatışma çözümü süreçlerine dair gelişmeleri de ele almaktadır. Son olarak, Doğu Komşuları’ndaki çatışmalarla ilgilenen bölgesel aktörlerin ve diğer tarafların muhtemel stratejileri ve 2013 yılında görüşmeleri ilerletmek için neler yapılabileceği de analiz edilecektir. 

Neighbourhood Policy Paper 05

Turkey and the New Energy Politics of the Black Sea Region (Mitat Çelikpala - Ocak 2013)

 
Türkiye, 2011 yılı sonunda iki önemli enerji anlaşmasına imza atmıştır. Bu anlaşmalar neticesinde Türkiye çevresindeki doğal gaz merkezli enerji projeleri arasında bir rekabet başlamıştır. Yarıştaki başat aktörler ise Rusya, Azerbaycan, Ukrayna, İran ve Avrupa Birliği’dir. Bu makale, Karadeniz Bölgesi’ndeki gelişmeleri Türkiye’nin rolü, stratejisi ve öncelikleri çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır.  
 

Neighbourhood Policy Paper 04

Putin's 'Eurasian Union' : Russia's Integration Project and Policies on Post-Soviet Space (Hannes Adomeit – Temmuz 2012)

“ЕВРАЗИЙСКИЙ СОЮЗ” ПУТИНА: ИНТЕГРАЦИОННЫЙ ПРОЕКТ РОССИИ И ЕЁ ПОЛИТИКА НА ПОСТСОВЕТСКОМ ПРОСТРАНСТВЕ - Ханнес Адомейт (Rusça)

Bu makale, Vladimir Putin tarafından teşvik edilen ‘Avrasya Birliği’ projesinin arkasındaki mantığı ve potansiyeli ele almaktadır. Yazara göre, proje, Rusya’nın Avrupa Birliği ile ortak komşuluk ve yükselen Çin tehdidi karşısında Orta Asya’daki etki alanını güvence altına alma konularındaki rekabetiyle bağlantılıdır. Rusya’nın Beyaz Rusya ve Ukrayna’ya yönelik politikaları da, bu projenin başarılı olmasında bu iki ülkenin öneminden kaynaklanmaktadır. Son olarak yazar, Rusya’nın izlediği aktivist politikaların AB’yi tehdit etmesinin sebebini, bu projenin Rusya’ya yönelik çıkar temelli bir politika izlenmesini savunanlarla, değerlerin de aynı ölçüde önemli olduğunu düşünenler arasında bölünme yaratması olarak açıklamaktadır.

Neighbourhood Policy Paper 03

The European Neighbourhood Policy's First Decade in the Eastern Neighbourhood (Elena Gnedina & Nicu Popescu -  Temmuz 2012)

ПЕРВОЕ ДЕСЯТИЛЕТИЕ ЕВРОПЕЙСКОЙ ПОЛИТИКИ СОСЕДСТВА В ВОСТОЧНОЙ ЕВРОПЕ - Елена Гнедина и Нику Попеску (Rusça)

Bu makale, Avrupa Birliği’nin komşuluk politikasının ilk onyılını Doğu komşuları bağlamında ele almaktadır. Bu dönemde, AB şüphesiz ki doğudaki komşularının bir çoğuyla ilişkilerini geliştirip derinleştirmiş fakat, bu ülkelere veya onların gelişim süreçlerindeki değişimlere herhangi bir katkı sağlayamamıştır. Makale, bu açıdan AB’nin başarı ve başarısızlıklarını ele almaktadır. Geçtiğimiz on yılda, taraflar arasında ticaret, güvenlik ve siyaset alanlarındaki karşılıklı bağımlılığın oldukça arttığına da dikkat çekilmektedir. Bu durum, AB’yi doğu komşularındaki siyasi gelişmelerle her zamankinden daha fazla meşgul olmaya itmektedir. Ancak AB, bölgede güçlenen siyasi ve ekonomik varlığını henüz güce veya bir başka deyişle istediğini elde etme kapasitesine çevirememiştir. Bu duruma yol açan sebepler; AB’nin doğu komşularının çoğunun siyasi merkezileşmeye kayması, bu ülkelerin AB yanlısı politikalar yerine çok yönlü dış politika uygulamayı tercih ediyor olmaları ve Avrupa Komşuluk Politikası’nın AB’nin önceliklerinde en üst sıralarda yer almaması olarak sıralanmaktadır. 

Karadeniz bölgeselciliği, yaklaşık 20 senedir gündemde olan bir süreçtir. Bu makalede, Karadeniz bölgesi etrafında gelişen işbirliğinin karakteristik ve dinamik özellikleri sunulmakta ve bu bölgeselciliği daha etkin kılabilecek politika önerilerinde bulunulmaktadır. Makale ayrıca, işbirliğinin coğrafi ve yapısal temellerinin işlevsel ilişkiler prensibine dayandırılması gerektiğini öne sürmektedir. AB’nin ve bölgeyle ilgilenen diğer aktörlerin önceliğinin tepeden inme kurumlar oluşturmak yerine, bölgede halihazırda namevcut ya da son derece zayıf olan işbirliğini arttırıcı ve kolaylaştırıcı önkoşulları (ekonomik, sosyal ve siyasi) teşvik etmek olması gerektiğinin de altı çizilmektedir. 

Neighbourhood Policy Paper 01

The Role and Potential of the Organization of the BSEC by Sergiu Celac (Kasım 2011)

Celac’ın KEİÖ’nün 2012 yazında gerçekleştirilmesi planlanan 20. yıldönümü zirvesi yaklaşırken kaleme aldığı makalesi, örgütün Avrupa ve bölge ile ilişkilerinde belirleyici olacak faktörün geçmişteki performansın yeniden değerlendirilmesi ve 21. yüzyılın gerekliliklerine uyum sağlayabilme kapasitesine bağlı olacağını ileri sürmektedir. Yazar, mevcut tartışmalara bir katkı sağlamak amacıyla, önümüzdeki onyılda KEİÖ’nün yeni stratejik dizaynı noktasında ‘yeni mantra’ olarak tanımlanabilecek sürdürülebilirlik prensibine odaklanılması gerektiğinin altını çizmektedir. Makalede ayrıca, işbirliğine yönelik bölgesel formatta bir yaklaşımın gerekli olduğu ve ülkelerin bireysel çabalarından daha fazlasının gerektiği konusunda atılması planlanan somut adımlar detaylı olarak ele alınmaktadır.